Gönderen Konu: KALK O KOLTUKTAN KALKKK (SÜRGÜN BAŞÇAVUŞ)  (Okunma sayısı 64 defa)

AppLe

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 2
    • Profili Görüntüle
KALK O KOLTUKTAN KALKKK (SÜRGÜN BAŞÇAVUŞ)
« : 23 Temmuz 2017, 16:45:05 »
Balıkesir ili Ayvalık ilçesi Altınova karakolunda karakol komutanı olarak görev yapıyordum .O sabahta etrafı kontrol etmiş odamda koltuğa hafifçe uzanmış sabah mahmurluğunu üzerimden atmaya çakışıyordum. Karakolun telefonun çalmasıyla hafif irkildim. Ahizenin öbür ucunda alay santralcisi er vardı
-komutanım alay komutanımızı size bağlayacam
canım sıkıldı .Santralci asker konuşurken
içimden( keşke başka bir yere bağlasan)diye mırıldandım
-efendim komutanım
-yok oğlum sana demedim ,bağla komutanı, dememle
birden avazı çıktığı kadar bağıran ,ses telleri telefonun ahizesini titretecek şekilde
-kalk o koltuktan kalkkk diye höyküren albay Hicrani taş.
Afalladım. koltuğa yayıldığımı mı gördü endişesine kapıldım.Biraz doğrulup
-emredin komutanım dedim
-Terk et o karakolu
-anlamdım komutanım
-hemen terk et o karakolu
diye bir müddet u yu uzattı. Daha bir kelime söylememe fırsat vermeden suratıma telefonu kapattı. Çaresiz kalktım Ayvalık ilçe jandarmaya bölük komutanı Kenan üsteğmene durumu anlatayım dedim. Bölük komutanın odasına girdiğimde sigarasından çekiği dumanı dışarıya salıp kaç tane balon yaptığını saymakla meşgul olduğunu gördüm. Kendimi takdim edip durumu anlattım gayet sakin
-evet ali başçavuşum beni de aradı bölüğe de sokma o adamı dedi
-ne yapacam komutanım
-lütfen bölüğü de terk et
-nereye gidecem komutanım
-valla bilemeyecem hicrani albayımın emri
Çaresiz bölüğü de terk edip evime geldim.Hanım
-Hayırdır bu saatte eve gelmezdin
-gidecek yerim yok deyip olanı biteni anlattım.
Tabi neden kovulduğumu biliyordum.Babamın işlemiş oldu suçlar nedeni ile kardeşim Bülent jandarma astsubay sınıf okulunu bitirmesine birkaç ay kala güvenlik tahkikatı bozuk diyerek okuldan atılmıştı.Kucağımda büyüyen çoğunlukla benim yanımda okuyan kardeşime dayanamamış bulunduğum kasabada bir bakkal açmıştım.
-Bülent bak senin hayatını kurtarmak için kendi meslek hayatımı riske atıyorum aman gardaşım adam gibi çalış
beni de kendini de buralarda rezil etme
Diyerek günlük ikazımı yapıyordum.Bunu alay komutanına sevgili meslektaşlarım Ali tüccar olmuş diye aksettirmiş
ve olan olmuştu.
Hanım
-ne olacak şimdi dedi
-valla beni başka bir yere tayin edecekler elbet, şu anda bir plan yapıyorlar ama unutma biz ne sürgünler ne tayinler gördük.Yukarıda da bir plan yapan var ona güveneceğiz. Eski günleri konuştuk. Hakkâri de Arslan üsteğmen.Beni çağırmıştı odasına .Çok üzgündü .bir şeyler söyleyecek ama kıvranıyordu
-hayırdır komutanım demiştim
-Yav ali başçavuşum.
-emredin komutanım
-alay komutanı kurmay albay Birdal Beyazpınar bir emir verdi ama insani de değil ahlaki de değil.
-nasıl komutanım
-ali karakan ı al dedi göreve götürürmüş gibi yap.Onu geçitli jandarma karakoluna bırak siz hızlıca dönün .Sakın ona bir şey söyleme geçici görev yazısını yazdıracam, onu orda bırakıp siz hızlıca döneceksiniz
irkilmiştim çocukluğumda nenem kedi ,köpekleri azdırmamız için bizimle köyün dağına gönderir
-azdırın bu hayvanları tavuk cücük koymadı, derdi
Ben daha çocukluğumu düşünürken.Arslan üsteğmen
-Benim vicdanım el vermiyor, çoluğun çocuğunla vedalaş ne zaman döneceğin belli değil
Ben çok sürgün görmüş hepsinde ama hepsinde çok mutlu olmuştum. Geçitli de karakol komutanı aşkın isimli teğmen. Ben gelince sevinçten uçmuş
-Ya ali başçavuşum, benim yıllık izin bitti. mazeret iznimi kullandım. Seni benim yerime geçici veriyorlar bana da alay komutanı kafa izni verdi memleketime gidiyorum aha lojmanın anahtarı çoluğundan çocuğundan ayrı kalma deyip evinin anahtarını vermişti. Oğlum Oğuzhan’a o evde okuma yazma öğrettim.Çok mutlu olmuştuk. Hatta alay komutanına şiir yazmıştım.
Geçitli dediğin kaf dağın ardı
içimi onulmaz acılar sardı
askerler korucular kim diye sordu
halinden belli bu Antepli yiğit dediler
aman Birdal albayım geldin gazamı
böyle görev dört kitapta yazamı
seninki tayin mi yoksa cezamı
nasılda vicdansızmış bu it oğlu it dediler
o köye on günlüğüne gitmiş, kar yağınca yol kapanmış hayatımın en güzel kırk beş gününü geçirmiştim.Tabi bu benim ilk sürgünüm değildi. Mesleğe yeni başladığım Foça komando okulunda başarısız olunca ilk sürgünümü tatmıştım. Yedi ay çekmediğimiz çile görmediğimiz eziyet kalmamıştı.Artık bu kurs bitiyordu. Bütün devrelerimiz önümüzde bulunan taslarda çekeceğimiz kurayla yurdun dört bir yanına dağılacaktık.Fakat bir gariplik vardı. Otuz ,otuz beş kadar devremizin ismi okunmuş onlardan biride bendim bizi ayrı bir tasın olduğu yerde toplamışlardı.Ankara dan gelen görevli albay Tarık Közdemir bizi işaret ederek diğer devre arkadaşlarımıza konuşma yapıyordu.
-bakın bu adamlara iyi bakın bunlar atılacak amma önce sürülecek sonarda sürünecekler.
kura çekilşi başlamış bizim tastan kim çekiyorsa
-nere devre
-Silvan
-nere devre
-Van
diğer taraftakiler sevinçli
-oğlum Manisa ya gidiyorum
öbürü
-ben Çanakkale’ye devrem diyordu
Bende Silvan’ı çekmiştim sevinçten uçuyordum. Beni sürgüne gönderen bölük komutanı şaşırmış
-adama gömdük seviniyor demiş
-ulan Gaziantep’e dört saat hafta sonları anamı babamı görürüm .diyerek okkalıda bir küfür etmiştim.
o sürülen arkadaşlarımızın çoğu o albayın dediği gibi meslekten atıldı.Foça da aldığımız cezalar geldikçe arkadaşlar o da hapsine gönderiliyordu. Benim ce cezalarım vardı .çok disiplinli biri değildim o cezalar ayrı bir hikaye konusu burada açmayalım. Ancak herkesin dosyası Silvan a geldiği halde benimki gelmiyordu. Sanki gizli bir güç beni koruyordu. Kısa bir zaman sonra beni Dicle ilçesine tayin ettiler. Dosyam Silvan’a gelmiş ben Dicle deyim. Dosyala bir türlü buluşamıyoruz buluşsak hapis başlayacak. Dicle de birkaç ay kalmadan astsubaylıktan geçen Cantürk şamadanlı isimli bölük komutanı ile takıştık beri öte söyleştik. Adam telefon açıp alay komutanına
-alın bu adamı komutanım katil olacam demesiyle
beni Ergani’ye tayin ettiler.Dosyam Dicle ye geldiğinde ben Ergani’deydim. Burada bir şiir yazmıştım
Astsubaysın
amirin iki dudağının arasındasın
her daim uçurumun kenarındasın
astsubaysın
ateş parçası olsan kimin umurundasın
avradına bile söz geçiremeyen deyus un
sözüne uymak zorundasın
Nihyet dosyam Ergani ilçe jandarma komutanlığına geldiğinde bölük komutanı Üsteğmen Servet Aktütün
-Yav ali bu cezalar ne ,tüfeğe küfretmekten ,disiplin mahkemesinden on beş gün hapis ,sulardan geçiş dersine katılmamaktan beş gün hapis.
-komutanım valla denizde eğitim esnasında boğuldum .sulardan geçiş hocası üsteğmenim. Elinde bulunan topu atmadı .bir müddet denize denizin dibini boylayıp çıktım. Her sefer (topu atın komutanım) dedim ama bir türlü topu atmadı. Artık ölecem belledim .o panikle topu at ulan oarospu çocuğu dedim can havliyle
-Allah Allah yine atmadı mı?
-atmadı komutanım iskele demirlerine zor yetişip sarıldım .Demirler paslıymış her yanım kan revan oldu .Bir daha o derse girmedim.
-Valla ali ballı adamsın şu dosya var ya
dedi servet üsteğmen
-evet komutanım
-artık yok
-nasıl yani komutanım
-bu suçlar disiplin mahkemesi alanına giren suçlar. Bir sene içinde infaz edilmezse hükmü kalmıyor yatmış gibi sayılıyorsun.
Dosya beni bulmuştu bulmasına ama bir sene çoktan dolmuştu. Ben bütün cezalardan bir kez daha kurtulmuştum.
O zamanlardan berli ben sürgünlere alışığım. Her sürgün yeri benim için daha huzurlu olmuştur. Altınova evimde birkaç gün yattım nihayet bölük personel astsubayımız aradı
-ali abi seni Erdek ilçe jandarma harekat eğitim işleri astsubaylığına atamışlar evrakı gel tebliğ edelim.
-ne zaman başlayacakmışım
-yirmi dört saat içinde
Erdek Balıkesir ilinin en az Ayvalık kadar güzel bir ilçesi. Bir sürü dağ başı varken beni niye buraya versin bu Hicrani albay diye kıllandım.Çok da haksız değilmişim.erdek ilçe jandarma komutanı ailecek görüştüğü bir subaymış. Sonradan öğrendim. Onu arayıp
-sana disiplinsiz bir astsubay gönderiyorum sen oradan ben buradan bunun defterini düreceğiz. Demiş
tebliğ evrakını imzaladım ama yirmi dört saate başlamayacağımı kanuni hakkım olan on beş gün mehil izni ve iki gün yol iznimi kullanacağımı beyan edip tekrar evime gittim. On yedi gün sonra ne mi oldu? Yukarıda plan yapanın zoruna gitmiş olmalı.
Erdek te göreve başladığım gün alay personelinde çalışan devrem Erbay başçavuşu aradım
-Erbay devrem ben göreve başladım bilgin olsun
-tamam ali bizde şimdi alay komutanını yolcu ettik
birden afaldım
-nasıl yani
-haberin yok mu olanlardan?
-yok
-genel komutan geldi denetledi
-eee
-denetlemeden sonra albayı yetersiz gördü. Yirmi dört saat içinde görevden aldı.
Sevinmedim desem yalan olur. Erdek bölük komutanı subay da Ankara da bir daha gelmemek üzere kursa çağırıldı. Ben mi? Yeni bölük komutanı gelene kadar bölük komutan vekili olarak görevlendirildim.